Kuvvet birdir ve o milletindir.! MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Yapmak iktidarında olmadığımız işleri uyuşturucu, oyalayıcı sözlerle yaparız diyerek millete karşı gündelik siyaset takip etmek prensibimiz değildir.!

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

 

Memleket işlerinde, millet işlerinde, hakikî işlerde duygulara,

hatıra, dostluğa bakılmaz.!

Memleket dayanışma isteyen bir birliğe muhtaçtır.!

Alelâde politikacılıkla milleti parçalamak, hıyanettir.!

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

                

           

        

           

                                

 

  

GÜNAYDIN TÜRKİYEM.! GÜNAYDIN TÜRKİYELİM.!

   

YATTIĞIMIZ YATAĞIN, OTURDUĞUMUZ KANAPENİN, ALT YAPISI, KURULUMU BOZULDUĞUNDA, BİR TÜRLÜ RAHAT YATAMAZ VE OTURAMAYIZ...

BİR ÇOK BEDEN RAHATSIZLIĞINA SEBEP OLDUĞU GİBİ, GÖRSELLİĞİ BİZİ RAHATSIZ EDER...

VE, TADİLAT ETTİRME VEYA YENİLENME İHTİYACI DUYARIZ BÜYÜK BİR İSTEKLE...

ÖYLE YA, RAHAT EDEMEDİĞİMİZ, YATAK  VEYA KANEPE VEYA HERHANGİ RAHATLIĞIMIZI TEMİN EDECEK ARAÇ GEREÇLER BOZULDUĞUNUN İŞARETLERİNİ VERİYOR VE BİZİ BU RAHATSIZ EDİYORSA,

YA TADİLAT...TADİLAT Kİ, YENİSİNİN FİYATINI GEÇER...!

YENİLEMEK İSTERİZ...YENİLERİZDE....

İŞTE BÖYLE...

VATANIMIZIN YATAĞINDAN ÇİSİL, ÇİSİLPAMUKLAR ÇALINIRKEN, VATANIMIZIN TOPRAK KANEPESİNİN BACAĞINI SAKATLAMAK İSTEYEN CEHİL GAMMAZLAR İŞ ÜZERİNDEYKEN,

KENDİMİ GÜVENDE HİSSETTİRMEYENLER YÜZÜNDEN, KARANFİL TARLALARINDA KARA ÇALILAR BİTERKEN, AKLIMDA HEP NEREDEN BAŞLAMALI NE YAPMALI, GÜZEL GÜNLERİMİZLE KUCAKLAŞMALIYIZ DİYORUM YENİDEN.!

YENİLENMELİYİZDEN GEÇER DİYOR İÇİMDE Kİ AVAZ, AVAZ BAĞIRAN O KOÇAK SES.!!!

UMUDUNA SARIL, SABRINA SARIL,! AMA, İÇİNDE Kİ  ÇELİK DÜŞÜNCELERİ İŞLE.!

SU VER BİZ KAYNAKLARINDAN İŞLEN BİRLİK İÇİNDE DİYOR AVAZ,AVAZ HAYKIRAN KOÇAK SESLERLE BİRLEŞ DİYOR.!!!

İŞTE, O ZAMAN, GELECEK O GÜZEL GÜNLER YİNE.!

YENİDEN, GÖNÜLDEN GÖNÜLE, EKTİĞİMİZ, İŞLEDİĞİMİZ O BİRİCİK UMUTLARIMIZ YEŞERECEK EL BİRLİĞİYLE.!!

ZATEN, BENİM HİÇ UMUTLARIM TÜKENMEDİ Kİ.!

BİZ+ BİRİCİK BU VATANIN VEFALI BİZLER, NE GÜNLERİN ÜSTESİNDEN GELDİK.!

BU GÜNLERİNDE ÜSTESİNDEN GELECEĞİZ.!

BİZİM VATANIMIZ ASLA YALNIZ DEĞİL.!

SEVİNCİNDE, KEDERİNDE, YASINDA, SAVAŞINDA, BARIŞINDA, AYRILMAZ BİR BÜTÜNÜZ BİZ.!

EN DERİN SAYGI VE KOŞULSUZ SEVGİLERİMLE.!

VATANIM,! DOST AŞKLARIM SİZİ ÇOK SEVİYORUM.!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.!

 

İNCİ TUN % POLYANNA

 

VE BUGÜN, 5 KASIM, BÜLENT ECEVİT'TEN UZAK BİR YILI GERİDE BIRAKTIK...

NUR İÇİNDE YAT KARAOĞLAN.! SENİ UNUTMADIK.!

SAKAL ÜZERİNE

 

Atatürk Amasya ziyaretinde.. Vali konağında yörenin ileri gelenleri ile sohbette.

Bir ara tam karşısında oturan birine takılır gözleri. Yaşı ellinin üzerinde bu adam beline kadar inen sakalıyla Atatürk'ün dikkatini çeker. Ata, yanındaki valinin kulağına eğilip sorar;

- Kimdir bu?

Vali cevap verir;

- Efendim kendisi Şıh'tır. Yörede çok hatırlısı vardır.

Atatürk Şıh'ı yanina çağırır ve;

- Bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda değildir. Şunu rica etsem de en azından Peygamber efendimizinki gibi kısaltsan der ve eliyle de boyunaltı hizasini gösterir.

Şıh;

- Emrin olur Paşam diyerek yerine çekilir.

Aradan zaman geçer, bir akşam Atatürk Amasya'daki Şıh ı hatırlar ve Vali'yi telefonla arayıp durumu sorar. Vali Şıh'ın sakal boyunda en küçük bir kısalma bile olmadığını anlatır. Atatürk telefonu kapatır, kağıdı kalemi eline alır ve az sonra yaverini çağırıp, yazdığı yazıyı Amasya Valiliği'ne tebliğ etmesini ister.

Ertesi gün Amasya'dan bir haber gelir ki Şıh Efendi Ata'yı görmek üzere Ankara'ya doğru yola çıkmıştır diye ...

Şıh gelir, Ata'nın karşısına çıkar. Sakal tamamen kesilmiş, sinekkaydı bir tıraş olunmuş, saçlar kısaltılmış, kılık kiyafet baştan sona değiştirilmiş, bambaşka bir görünüme bürünülmüştür. Atatürk'ün mesai arkadasları bu değişimi anlayamaz ve Ata'ya sorarlar;

- Aman Paşam, o Şıh ki sakalına el dahi sürdürmezdi, siz ne ettiniz de kökünden kesmesini sağladınız?

Ata gülümser, sonra da yanındakilere dönüp;

- Dün akşam Amasya Valiligi'ne bir yazı gönderdim ve Şıh'ı Afyon'a vali atadığımı bildirdim der.

Ardından da yeni bir yazı hazırlayıp nazırına bu yazıyı da Şıh'a vermesini söyler. Yazıda şöyle yazmaktadır;

İnancın ölçüsünün sakalda olmadığını anladığına sevindim.!

Valilik meselene gelince, bugün koltuk uğruna kırk yıllık sakalından vazgeçebilen yarın başka şeyler için milletinden bile vazgeçebilir.!

Seni böyle bir ikileme mahkum bırakmayalım.!

Kal sağlıcakla...

 

ATATÜRK'Ü DUYMAK.!

 

Ulu rüzgâr esmedikçe

Yaşamak uyumak gibi.

Kişi ne zaman dinç,

Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.!

 

Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?

Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik.

Ekmek olmak için önce

Buğday olmak gibi.!

 

Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe

Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi.

Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene

Her ışık-kaynak gibi.!

 

En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,

Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz,

Daha da yakınsın, daha da sıcak

Bıraktığın toprak gibi.!

 

Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz,

Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,

Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler,

Olmaya devlet cihanda Atatürk'ü duymak gibi.!

 

BEHÇET NECATİGİL

 

 http://www.erdalsarizeybek.com/ekstra/birgazisesleniyor.pps

      

 

        

 

Yorum Yaz