Ne mutlu "Türküm" diyene.!

İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal...
İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir!
O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum.
Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir.
O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz.
Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Dostluktan saygıyı kaldıran, onun en büyük süsünü kaldırmış olur.
Cicero

ŞEFKAT
Başkasının çocuğu da olsan Sen bir insan yavrususun Bir insan yavrusunu sevmek istiyorum Ağzı Burnu Kulağı Ve sıcak kanı olan Ve uyuyabilen Bir insan yavrusunu Uyu Çocuk Uyu Dizimde...
ASAF HALET ÇELEBİ

BİL CÜMLE, SENİ, BENİ, ONU, SEVİYORUM.!
  
ONU SEVMEK, HEM DE SU İÇER GİBİ’SİNE...
ONA HER GÜN, SENİ SEVİYORUM DEMEK,
KALBİNE, NAKIŞ GİBİ İŞLERMİŞ’CESİNE...
ÖYLE Kİ, UYURKEN YÜRÜR’MÜŞCESİNE...
HATTA, YÜREĞİN DE, BEYNİN DE,
ÖZÜNDE, GÖNLÜN DE HİSSEDERCESİNE...
ÖYLE Kİ, ESİRGEMEK DUYGUSU,
KIRILACAK İNCİNECEK KORKUSU,
VE BEN ONUN AŞK SARHOŞU,
ONU SEVMEK, SEVMEK Kİ,
TARLADAN, BUĞDAY BİÇERCESİNE...
O’NU SEVMEK, SEVMEK Kİ,
YÜREĞİM HEP İKİ CANLI YÜKLERCESİNE...
SEVMEK Kİ, HİÇ DOYMAMIŞ’CASINA,
GURURLA SÖYLERİM , BÜTÜN DÜNYAYA,
BİL CÜMLE, SENİ, BENİ, ONU,
SEVMELERİ ÇOK SE-Vİ-YO-RUM,
BU GÜN VE HER DOĞAN GÜN,
ÖMRÜM, YÜREĞİM'E DERMAN SUNDUKÇA,
BİL CÜMLE, SENİ, BENİ, ONU, SEVİYORUM.!
İNCİ TUN, BEN, POLYANA

SENİ SEVİYORUM DEMEDEN ÖNCE,
Bugün sizden bir şey isteyeceğim.
Sakın kimseye ''Seni seviyorum'' demeyin.!
Lütfen.
Kullanmayın artık bu sözü.
Başka bir şey deyin birbirinize onun yerine.
Duygularınıza daha denk düşen bir şey...
Benim aklıma gelmiyor ama siz bulursunuz.
Ne de olsa sizin duygularınız... Hayır,
içini dolduracaksanız ''Seni seviyorum''un, bir diyeceğim yok. Ama umudum da yok. ''Seni seviyorum'' öyle ''Kendine iyi bak'' gibi bir söz değildir. Laf olsun diye söylenen... Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde hakkını vereceksiniz. Bir kere onu gerçekten seviyor olmanız lazım. Yani öyle dokununca geçiverecek arzularla falan karıştırmayacaksınız. Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, o biri en az tuttuğunuz takım kadar önemli olacak hayatınızda. Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, bir saat eksik uyumayı göze alabileceksiniz onu daha çok görmek uğruna. Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, elini tutmak da önemli olacak başka şeyler kadar. Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, ''Sevgilimsin'' de demiş olduğunuzu bileceksiniz. Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, onu özleyecek, düşünecek, merak edeceksiniz. Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, onun gözü telefonda (evet, cep telefonu çıktığından beri kulak değil gözler telefonda) aramanızı beklediğini unutmayacaksınız. Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, ona sürprizler yapmayı, ufak hediyeler almayı ihmal etmeyeceksiniz. Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, ona şiirler okuyacak hatta kabiliyetiniz varsa, yazacaksınız da. Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, şarkıdaki gibi, ellerinizde çiçeklerle kapısında bekleyeceksiniz. Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, belki ömrünüzün sonuna kadar değil ama hiç olmazsa yarın, öbür gün de seveceğinizden emin olacaksınız. Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde,
aynı zamanda ''Free takılalım'' da diyemeyeceğinizi bileceksiniz. Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, o aşktan söz ederken siz ''Ben almayayım, alana da mani olmayayım'' demeyeceksiniz. Nasıl? Çok mu zor? Fazla mı zahmetli? İnsanın birini sevip sevmediği tam da böyle belli oluyor arkadaşlar. Sevmeyince ''iş'' gibi geliyor bütün bu saydıklarım. O zaman ''Seni seviyorum'' demeyeceksiniz. Bu kadar basit.
Bir gün ,
farkında olmadan bütün bunları yapıyor olduğunuzu görünceye kadar. Şimdi ''Ne var bunda?
Keşke herkes birbirine bolca 'Seni seviyorum' dese' diye düşünenler olacaktır. İyi.O zaman ,
birbirini gerçekten sevenler yeni bir söz bulsunlar söyleyecek. ''Seni seviyorum'' orta malı olsun. Zaten oldu olacağı kadar.!
PAKİZE SUDA...

HADİ GÜLÜMSE
Geçmişte kanadı kırık yaralı kuşlar gibiydik. İfade edemediğimiz tümcelerde... Geçmiş anıları kovalar gibiydik, Karabasanlar içinde...
Umutsuzluk perdesini yırt parçala ! Güneş ışığı girsin içeriye. Bir şükür ilahisi olsun dudaklarında , Artık eksik olmasın içinden neşe.!
ANİ TOROS

TEBESSÜM
İNEKLER PİPO İÇER Mİ?
|
Lazlar kahvede otururken bir arkadaşları içeri girmiş : - Temel, ineklerinden pipo içen var mı ? - Yok - O zaman ahırın yanıyor ...
CİNAYET DAVASI
Mahkemede bir cinayet davasi goruluyordu.
Adamin katil oldugu hemen hemen kesindi,
bunu goren davali avukatinin aklina bir seytanlik geldi.
Bayanlar baylar...
hepinize bir surprizim var, diyerek saatine bakti... Tam bir dakika sonra,
muvekkilim tarafindan olduruldugu iddia edilen kisi ,
bu mahkeme salonundan iceri girecek..." Bunun uzerine hakim, seyirciler,
butun kafalar mahkeme salonunun kapisina dondu...
1 dakika gecti... Hicbirsey olmadi... Bunun ardindan avukat: "Bakin..." dedi.."
Ortaya bu iddiayi attim ve hepiniz heyecan icinde,
kapiya bakip 1 dakika boyunca beklediniz.
Bu gosteriyor ki gercekten ortada bir olu olduguna ve dolayisiyla ,
muvekkilimin katil olduguna sizler tamamiyle inanmis degilsiniz..." Bu sozun ardindan hakim kararini acikladi ve adami suclu buldu... Avukat şok içinde: "Ama nasıl olur? Az onceki gosteriden hepiniz etkilendiniz... Hepinizin kapiya baktigini gordum!" Hakim: Evet dogru... hepimiz baktik dedi...
"Ama muvekkiliniz bakmamisti!"

|
|
|
|